Yaşam Planı
KENDİNİZE LAYIK BULDUĞUNUZ YAŞAMI TERCİH EDİN !... DEĞİL İSE YANLIŞ YERDESİNİZ.
Suyunu yudumlarken, Onun geldiği kaynağı anımsa. Deng Ming-Dao
Mevsimler, doğada yapacaklarının izlerini saklamadan ilerlerler. Bunu bilenler ve buna inananlar , yıllarca tahıl ambarlarını doldurabilmenin imkanlı zamanlarını, daha ne kadar şu ya da bu yıl ki kadar verimli yıllar geçirebileceklerini öğrenmenin yollarını , göksel etkilere ve mevsimin toprak üzerinde bıraktığı izlere sordular. Kıtlık mı olacaktı, yoksa hastalıktan ölümler mi ?. Devletin ya da klanın başına kim geçecekti ?. Hangi ürün daha çok sağlık ve refah getirecek, daha sonraya saklanacak neler kalacaktı ?. Yıllarca, bu ya da buna benzer pek çok yaşamsal önem taşıyan konular, doğanın kendini kolayca gösterdiği bu etkiler ile sorgulandı. Ve doğrulandı !
Ancak bugünün teknolojik evrimi, insanı bilgisayar ve ara komutlar üzerinde gezdirirken, duyguların gerçekliği ve hayatın deneyimlenme amacındaki gizi bir kenara bıraktırarak, dikkati başka şeylere çekmiş, kişiyi kendi içsel yükselişi yerine, kılıfları ile uğraşmaya itmiştir. Ancak neleri feda ederek..?
Feng Shui, alt yapısında hem bir yaşamsal felsefeyi , hem bir göksel döngüyü, hem de insan psişesinin konfor anlayışını barındırır. Kökleri Proto-Türkler ' e kadar dayanan bir ortaklık dönemi geçiren bu felsefe , yani Rüzgar ve Su’ yun hikayesi, yüzyıllarca rüzgar ile tohumu, su ile bereketi getiren, bir düzenin peşine düşmüş, ve bunda haklı çıkarak , kurduğu yerleşimlerde doymak hakkını kazanmış insanlığın, seçimlerini tarif etmektedir. Ve bugünün şartlarında doğadan uzaklaşmışlığa yardım elini uzatmaktadır.
FENG SHUİ KİMLİĞİ....
"Bedeniniz mabetinizdir. Yüzlerce mil uzağa da gitseniz, Tanrılar yine evlerindedir." Deng Ming-Dao
Bir disiplinin, mimari bir kurallar bütünlüğünün , eğitimini almış ve insanların minimum ve maksimumda nasıl bir yerleşimi tercih etmeleri gerektiği üzerine, uzun yıllar çalışmış bir İç Mimar olarak , yaklaşık 20 yıllık spritüel çalışmalarımla da bildiklerimin hepsini bir etmeye çalıştım. İnsan olgusunun , merkezinde kendisinin bulunduğu bir dairenin içine, tüm aksi istikametlere rağmen yeryüzünde nasıl da ısrar ile yerleşmeye çalıştığına şahit oldum. Bu süreçte, Feng Shui ' nin insanın toplumsal statü ve kılıfları içerisinde, doğanın ve evren’ in evreler’ inin gücünü, insana asla unutturmayacak bir düzenin koruyucu kimliği sıfatı taşıdığını da gördüm. Yeryüzündeki tüm iyileştirme çabalarının, bütünün ilişkiler zincirini yakalamadan tam anlamı ile gerçekleşemeyeceği benim için neredeyse kesindir. Bu yüzden bu ilişkiler zincirini bilen ve iyileştirme çabası içinde olan Feng Shui’ yi büyük bir saygı ile uygulamaktayım.
Feng Shui , insanın gerçek doğasına sonsuz saygı ve sevgi beslerken, eşyanın doğasının , insanlığın arzularından bağımsız bir hareket kabiliyeti ve seçim hakkı olduğunu anlamasını arzu eder. Hedefi ; insan ve doğa ile evren arasındaki enerjisel ilişkilerin gerçekliğini ispat etmek değildir. Ancak, olmakta olana uyum sağlatmaya çalışmak ve insan egosunun getirdiği ”olmaz ise olmazların” üzerinde büyük bir döngüsel etkinin, yaratıcı gücün, değişmez bir şekilde var olduğunu anlatmaya çalışmaktır. Eşyaların şekil, renk, doku ve yerleri ile ilgili tüm yönlendirmeler de , bu bilgilerin ışığında şekillenmektedir. Feng Shui konusunda hiç bir şey bilmeyenler, ya da kulaktan dolma hatalı uyarışlar ile, bu iki kelimenin ardındaki gizemi anlamaya çalışanlar da, onun bir büyüsel çalışma olmadığı konusunda ilk ve en önemli bilgiyi de almış olmalılardır. Göksel düzen, Astrolojik ve mevsimsel etkiler, yaşamımızın her anını özenle ve titizlikle biçimlendirmektedir. Bugünün insanı, mevsiminin dışında bir meyveyi rahatça yiyebildiği için , artık meyvenin gerçek mevsimi unutulur hale gelmiştir. Feng Shui, evleri, işyerlerini, kullandığımız tüm eşyaları ve bizlerin çok değerli yaşamlarını , mevsimlerin vaktinde vermiş olması gerekli bir ürünü kabul eder ve kıymetle inceler. Bu yüzden her hangi bir zamana ya da yere ait bir şey , yalnızca bu nedenlerden dahi sahip olduğu mevsimin enerjilerini yansıtır. Oysa bizler, tıpkı yediğimiz meyve ve sebzeler gibi, hayatımızın en önemli anlarını kendilerine ait olmayan mevsimlerde yaşamaya ısrar ederek geçirmekteyiz. Gelelim titreşimlere..
TİTREŞİMLER
Titreşimlerin her tipinin ne kadar kalıcı sonuçlara yol açabildiğini Feng Shui ‘ ye sormaksızın dahi , çağın rahatsızlıklarının kaynaklarına yöneldiğinizde , her seferinde benzer nitelikli sebeplere ulaştığınızı görerek öğrenebilirsiniz. Adını anmaktan bıktığımız Kanser hastalığını , bir frekans tipi ile , bir titreşim ile tedavi etmeye çalışan bir dünya üzerinde yaşarken, sebeplerinde kötü titreşimleri öneri olarak gösterenlere dukak bükenleri de bu noktada anlamak mümkün değildir .
Yaradılışın parçacık düzeyine baktığınızda, mikrodan makroya bir aynılık hali görürsünüz. İçinde yaşam yoktur diye kabul ettiğiniz bir objenin aslında titreşimleri nasıl da emip, size geri gönderebilecek kadar yaşamsal bir hafızaya neden olduğunu , bir hatıranızı deneyimleyerek kolayca fark edebilirsiniz. Direnen taraflarımız Feng Shui’ de kullanılan her hangi bir objenin etkinliği ve bir yaşamda dönüştürücü rol oynama yeterliliğini kabul etmeyebilir. Fakat , kaybettiğiniz bir insanın eşyasını avuçlarınıza verdiğimde direnciniz hemen kırılacaktır. Bu her hangi bir şeyin görsel olarak yarattığı hafızadan öte bir şeydir. Duygusal deneyim yükü çok olan herşey etrafa bunun sinyallerini kolayca yayar. Ve kendi gibilik halini yaşatır. Daha önceki çalışmalarımda verdiğim bir örnekte olduğu gibi, eğer bu konu size direnç oluşturuyorsa, kendinize sorun üzerinde cinayet işlenmiş bir koltuğu evinizin en kıymetli ve en çok kullanılacak köşesine neden koymazsınız ?
Objeler ile ilgili konu hazır açılmışken, Feng Shui uzmanı olarak çok karşı çıktığım bir konu var ki; her hangi bir Çin yada Japon kaynaklı objenin mutlak kullanımına dair olan yönlendirilmelerdir. Bir obje 'nin Feng Shui ' nin önerdiği şekilde bir insan ya da olay üzerinde etkin olabilmesi için, ( ki herşeye rağmen bu da minör etkidir ) o kişinin içsel doğası ile bağlantısı olması gereklidir. Bir insanı hiç bir zaman Feng Shui uygulamalarında, bireysel dünyasını yaratırken, onu ruhsal olarak yeterince doyurmayan ya da bilincinde daha önce hiç etkisi olmayan bir kültürün objelerini kullanmaya zorlayamazsınız.
Feng Shui , bir Çin işi dekorasyon kültürü haline getirilmeye çalışılan ve etkisinin Çin kaynaklı objeler ile gerçekleştirilmesine bağlanarak , gerçek muhteşem amacını göstermekten alıkonulan harika bir disiplindir. Şimdi gelelim, dünyanın enerji alanlarına...
GEOPATİK STRES
Bizlerin enerji alanları ve hatları olduğu gibi aynı şey dünyamız içinde geçerlidir. Bu konuda yıllardır araştırma yapan bilim adamları, dünyanın değişen enerjilerinin yansımalarına karşı mücadele vermekteler. Daha önce anlam veremedikleri pek çok kaybedişin, kaynağında geopatik stres ' in yattığını fark ettiler. Kanser, Astım, Kalp problemleri, uzun zamanlı fiziksel ve mental rahatsızlıklar, çocuklarda davranış bozuklukları ya da allerjiler gibi pek çok rahatsızlıklar, yalnızca görünen şeylerden güç almıyordu. Daha derinde ve bitmeyen bir kaynağı kullanarak üzerinde yaşayan sakinlerini hastalandırmaya devam ediyordu.
Feng Shui ' nin sahip olduğu derin yetenekler de bu noktada devreye girmektedir. Ve çok önemli bir gerçeğin açıkça görünmesine neden olmaktadır . Biz insanlar Egolarımızın ve ille de olsun diyen arzularımızın işaret ettiği yönlere giderek, çoğu zaman bu geopatik stresin kucağında yaşayacağımız seçimler yapmaktayız. Oysa ki; her hangi bir şekilde yaşamsal fonksiyon gösterilebilecek bir alanda, geopatik strese bağlı çok önemli sağlık sorunları ile karşılaşabilirsiniz. Kariyerinizdeki düşüşe anlam veremezken, niye aile hayatınızın bir türlü yoluna girmediğini sorup durabilirsiniz. Size yardımcı seçtiğiniz kimseler, sekreterleriniz, temizlik elemanlarınız hatta pet hayvanınız bile yaşamınızın başlıca sorunlarından birini oluşturuyor olabilir. Bunun için yaşadığınız mekandaki enerji aktivasyonlarının trafiğini öğrenmelisiniz. Bir „Shar“ enerji alanı , size tahmin ettiğinizden ve bildiklerinizden çok daha fazla sorun getirebilir.
Yeryüzü, hem dikey, hem yatay olarak ortalama 5’ er m2 ‘ lik dörtgenlere kadar indirgenebilecek dev bir enerji kafesi ile çevrilidir. Magnetik alan teorileri, dünyanın çeşitli yerlerinde noktasal ölçümler ile desteklenerek her gün yeni bir şekle dönüşmektedir. Dr. Hartmann ‘ dan adını alan , bu hatların kesişim noktaları olan bölgelerde, yani Hartmann düğümü noktalarında bulunmak, sağlıklı bir beden sahibi olmak, iyi ve kalıcı ilişkiler ile tırmanan bir kariyer hazırlamak mümkün değildir. İşte Feng Shui , insanın yaşamsal amaçlarına direnç bulmayacak şekillerde var olmasını sağlamak için , çeşitli düzenlemeler öneriyor. Kitaplarda ve medyada gördüğünüz bilinen detaylara baktığınızda, çeşitli sayılar, yönlere göre öneriler ya da pek çok obje talebi ile karşılaşırsınız. Oysa asıl amaç; göksel döngünün Astrolojik olarak ve enerjisel düzeyde size getirecekleri ile dünyanın kendisinin ortaya koyduğu manyetik alanlar arasında sağlıklı yaşamlar kurabilmektir. Bu yüzden hedefi iyi kavramak gereklidir.
Ayrıca çok önemli bir konu daha var ki; Ruhsal bütünlüğü bozmadan ,uygun bir titreşim ile yaşama devam edecek yerler seçmek Feng Shui ‘ nin işidir. Bir şeye sahip olmak ve onu ölene dek ya da en azından uzun süre kimselere bırakmadan ! var olma şeklimiz, bir yerde ısrarla bulunmayı tercih etmek demektir. Oysa değişim kaçınılmazdır. Feng Shui bunu bilir ve değişime ayak uydurabilmenin yollarını insana önerir. Tüm kitap ya da yazılı bilgilerde gördüğünüz yönler, sayılar , renkler ya da eşyalar ideal yerleşimler oluşturmak için belirlenmiş yöntemlerdir. Her birini kişisel olarak kendimize indirgemeden önce , felsefesini kavramak zorundayızdır. Her an ve yer kendine özeldir. Her an yeni bir doğumdur. Bir mekan dünya üzerinde şekillenmiş ve doğmuştur. Yerini asla değiştirmeyebilir. Pencereleri hep aynı yöne bakabilir. Ama Güneş sistemi içinde sürekli , hiç durmadan ve bir daha aynı yere gelmemek üzere akıp gitmekteyiz. Ve her yeni mahal bize yeni sınavlar getirmekte. Feng Shui yardımı ile bunun bilinciyle hareket edebilir ve yeryüzü yaşamında değişime ayak uydurma fırsatını kendimize tanıyabiliriz. Üstelik, doğru yerde ve doğru zamanda olmanın şansını kanatlarımızın altına alır , gücümüzü ve yükselişimizi sergilememizin avantajlarını elde edebiliriz.
İnsanların içsel olarak kendilerine uygun olmayan yerlerde yaşama ısrarının sonuçları, Feng Shui’ nin değişim gücü onlara dokunduğunda daha da belirgin olarak ortaya koyar. İlişkiler düzelir, kariyerler yükselişe geçer, evlilikler ışıldar, ruhsal titreşim değişir , sağlık geri gelir ve mekanınızı sizin ile birlikte yaşam çabanıza ortak edersiniz. Mekan ile birlikte ve ondan güç alarak yaşamayı öğrenirsiniz.
Saygı ve Sevgilerimle İç Mimar ve Feng Shui uzmanı Funda Ceyhan
(Bu yazı SEVGİ DÜNYASI isimli dergide yayınlanmıştır)