Oğuzhan CEYHAN - Karma Astroloji Danışmanlık
Takvim ve Gündönümleri

 

Takvimler, zamanın akıp gidişindeki periyodik yapıyı gösteren sayısal bir ifade metodudur. Zaman akışı içinde sayısal değerlere döndürülmeden önce, yalnızca gözlem metodu ile ifade edilmiş ve Ay ile Güneş'in hareketlerine göre de bazı parçalara ayrılmıştır.

İlk zamanlar gün ışığının hakimi Güneş' in tam turu anlaşılmaya çalışılmış ve bu periyodu ifade eden Takvimlere Güneş Takvimleri denilmiştir. Gecenin ışığının periyodu ise Ay Takvimi ile belirlenmiştir. Ancak ne yazık ki, o zamanlar bilinmeyen eliptik yörünge ve ayın değişken fazları bir türlü uyum sağlayamamış, bu uyumsuzluğun araştırılması üzerine Luni-Solar Takvimler ortaya çıkmıştır. Bu Takvimler hem ekinoks zamanlarını hem de Ayın Dünya etrafındaki gerçek turunu göz önüne alarak hesaplanmıştır.

Takvimler, Sümer ve Mısır'dan başlayarak günümüze kadar değişerek gelmiştir. Batıda kullanılan Miladi Takvimler Julian ve Gregoryan olmak üzere iki türlüdür. 1582 yılında Julian Takvimi Papa 13. Gregor tarafından düzenlenmiş ve 1 ocak yılbaşı olarak kabul görmüştür.

Yılın başı ile ilgili belirleme sıkıntıları elbette, periyodun başını ve sonunu tespit edememekten kaynaklanmaktadır. Babil' lilerde bu Mart ortasına denk gelirken, Persler yılbaşını sonbahar aylarında kutlamaktaydılar. Tabii kutlama günleri her zaman bir yılbaşı için gerçekleşmiyordu. Mısır için inci Nil idi, onun taşma günleri periyodun önemli bir noktasını oluşturuyordu. Haksızda değillerdi, geçim ve yaşam kaynakları tarlalarının, düzenli olarak her yıl ne zaman sular altında kalacağını bilmek zorundaydılar. 15 Temmuz Nil'in taşma günü olarak Mısır halkı için çok önemli idi. Tamamı ile aynı olmasa da, Takvimler yaşama bakış açıları ve beklentiler ile inançların farklılığı ile, temel hareket noktası kimi kültürde Ay, kimi kültürde ise Güneş olmuştur.

360 güne ulaşan, ayların 5x6x12'lik yetersiz ve eksik süreci, astronomik gözlemlerin araçlar ile yapılması ile artık kesinleşmiştir. Atomik saatler, zamanın en küçük birimini kaçırmadan dönmektedir. Ve tüm bunlara rağmen Dünya üzerinde, gökyüzündeki döngüler, presesyon, ay, güneş fazları, haftalar, günler derken hali hazırda kırktan fazla kullanımda ya da icat edilmiş olan Takvim vardır .Dolayısıyla her türü mevcuttur.

Biz altı çeşit Takvimden rahatlıkla bahsedebiliriz.
 

Tamamen Ay Takvimleri
Ay’ın doğal döngüsüne dayanan, ay fazları ile olabildiğince eşzamanlı kalmaya çalışan aylara sahip ve solar döngüyle yakından ilgisi olmayan yıllardan oluşanlar ay Takvimleridir.
Tamamen Güneş Takvimleri
Mevsimlerin döngüsüne dayanan Takvimlerdir. Bu Takvimlerin yılları bu döngüdeki sabit bir noktaya ya da o noktanın yakınına (örneğin Vernal ekinoks) eşzamanlı olarak başlar. Güneş Takvimleri tamamen aylardan oluşabilirler ama Lunar döngüyle bağlantıları – varsa bile – çok azdır, örneğin Gregoryan Takvim yaygın olarak kullanılan bu tür bir Takvimdir.
Ay-gün Takvimleri
Bu tür Takvimler hem Güneş hem de ay ile uyumlu olmayı hedefleyen ama mevsimsel döngüye uymakta daha başarılı olan Takvimlerdir. Yıllar mevsimlere göre aylar ise yaklaşık olarak lunar döngüye göre ayarlanır. Böyle bir Takvime örnek olarak Liberalia Triday Takvimi verilebilir. Gregoryan Takvim’in ayları bu türden bir Takvim olmak için lunar döngüyle fazla tutarsızdır (öyle olmasına rağmen'ay' teriminin kullanılması yanlış isimlendirmedir, gerçekte pratik olarak aylar lunar döngüden bir iki gün daha uzundur).
Gün sayımlı Ay Takvimleri
Bunlar esas olarak ay Takvimleridir, ancak aylardan oluşan mevsimlerle uyumlu yıllardan oluşurlar. Bu tür yıllar her zaman mevsimsel döngüdeki sabit bir noktaya uyumlu olarak başlamazlar (öyle olsalardı ay-gün ya da gün-ay Takvim tipi olurlardı). Tek gün sayımlı ay Takvimi Tanrıça Ay Takvimi’dir.

Gün-Ay Takvimleri
Bu Takvimler hem Güneş hem ay Takvimi olmayı amaçlayan, hem Güneş ve mevsimler ile hem ay döngülerine dikkat eden ama mevsimsel döngüden daha çok ay döngüsünü iyi tutturan Takvimlerdir.
Bunlara örnek olarak Çin Takvimi, Yahudi Takvimi ve Meyer-Palmen Gün-ay Takvimi verilebilir.
 
6. Diğer Takvimler
Bu Takvimler Güneş’in ya da Ay’ın döngülerine göre ayarlı olmayan Takvimlerdir. Örneğin Maya Takvimleri Tzolkin ve Uzun Sayım gibi. Bu tür bazı Takvimler örneğin Venüs’ünki gibi astronomik döngülerle uyumlu olabilirler.

Bir Takvim araştırmacısı (Lance Latham) Takvimlerin sınıflandırılmasında'luni-stellar','ay-yıldız' kategorisinin de olması gerektiğini öne sürmüştür. Richard Parker’a göre Mısır Takvimi böyle bir Takvimdir ve Latham’ın bulgularına göre bir Batı Afrika kabilesi olan Loango (Sirius)’da bir tür Ay-yıldız Takviminin kullanımı vardır ve bazı kaynaklar 16. yüzyılın başlarında bazı Meksika kıyıları kabilelerinde de (Pleiades—Ülker) benzer bir Takvimin kullanıldığını belirtmektedirler.

Birde farklı bakış açıları ile Takvimleri üçe ayırıyoruz.

1. Kurallı Takvimler
Bu Takvimler bir yılda kaç ay olduğu, bir ayın kaç gün çektiği gibi kuralların astronomik olaylardan düzenlendiği Takvimlerdir. Bir Takvim tarihi belirli bir günle ilişkilendirildiğinde diğer bütün günlerin kurallarının uygulanmasıyla bulunur. Örneğin Jülyen Takvim, Gregoryan Takvim ve Maya Takvimi bu türdür.

2. Astronomik Gözlemlere Dayalı Takvimler
Bu Takvimler ay başlangıçlarının belirlenmesi, fazladan ay eklenmesi gibi olaylar için göksel olayların (örneğin karanlık aydan sonra hilalin ilk görünmesi, Güneş ve Ay’ın astronomik kavuşumu gibi) gözlenmesini gerektirir. İslami Takvim bu tip bir Takvimdir.

3. Astronomik Hesaplamalara Dayalı Takvimler
Bu Takvimler de başlangıçta astronomik gözlemlere dayansa da astronomik teorinin geliştirilmesiyle hesaplamalar gözlemlerin yerini almıştır. Örnek olarak Yahudi Takvimi ve Çin Takvimi verilebilir, ikincisi karanlık ayın tam tarihlenmesine ve (Güneş yılını 24 parçaya ayıran ) solar terimlere dayanır. Astronomik bilgideki ilerlemeler sayesinde olayların tam tarihlerinin belirlenmesindeki metotlar geliştikçe Takvim de değişebilir.

Ne söylersek söyleyelim. Mevsimsel değişikliklerin periyotları belirlemede ne kadar önemli olduğunu yadsıyamayız. Bir daha ki yıla sağ çıkıp çıkamayacaklarının, ekinlerin iyi ürün verip vermeyeceğinin, İmparatorlukların, Hükümdarlıkların devam edip etmeyeceğinin yada ne kadar edeceğinin, büyük hastalık getiren kara kışın tekrarına ne kadar kaldığının bilinmesi için mevsim döngülerini iyi bilmek gerekiyordu.

Öyle ise yeri gelmişken mevsimler ile ilgili bazı özelliklere bakalım.

MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ
'Dünya' nın Güneş' ten ortalama uzaklığı 149.597.000 kilometre, Güneş etrafında dolanım süresi 365 1/4 gün, yörüngesel hızı saniyede ortalama 29,8 kilometre, yani saatte 107.000 kilometredir. Dünya'nın Güneş etrafında izlediği yol kusursuz bir daire değildir; Ocak'ta günberi, Temmuz'da günöte noktalarına ulaşırız. Ama mevsimler, değişen uzaklık ( 147.200.000 km ile 152.000.000 km ) yüzünden değil, Dünya'nın dönme ekseni yörünge düzlemine göre 23 1/2 derece eğik olduğu ortaya çıkar.'(Patrick Moore, Gezegenler Kılavuzu)
Patrick Moore'un aynı kitapta önemle hatırlattığı bir başka şeyde Dünyanın yörüngesinde Kuzey yarımkürenin Güneş yatık olduğu zaman Avrupa da yaz yaşanmakta olduğudur. Güneyin güneşe dönük olduğu zaman Dünya Güneş'e 4.8 milyon kilometre daha yakındır.
Kuzeyin Güneş'e olan konumundaki dışa yatıklık, bu yakınlaşma ile Kuzey'i yaşanır kılmaktadır.

21 MART ve 23 EYLÜL
İlkbahar ve Sonbahar Başlangıçları olan bu dönemlerde Dünya ile Güneşin ışınlarının ilişkisi özel bir konum alır.

- Güneş ışınları Ekvator’a dik gelir.

- Güneş ışınları her iki yarımküreye aynı açılarla gelir.

- Dünya ’daki durgun sularda gel-git genliği artar.
 
- 21 Mart tarihinden 23 Eylül tarihine kadar ışınlar Ekvator’un kuzeyindeki noktalara dik geldiğinden Kuzey yarımküre’de gündüzler, Güney yarımküre ’den daha uzundur. 23 Eylül’den 21 Mart’a kadar ise Güney yarımküredeki gündüzler Kuzey yarımküre’den daha uzundur.

- 21 Mart Kuzey Kutup Noktası’nda, 23 Eylül ise Güney Kutup Noktası’nda 6 aylık gündüzün başlangıç tarihleridir. Güneş, ekinokslarda tam doğudan doğup tam batıdan batar.
 
- Güneş’ten her iki yarımküreye gelen enerji miktarı eşit olmasına rağmen, sıcaklık birikiminin farklı olması nedeniyle, sıcaklıklar eşit değildir. Ayrıca kara ve denizlerin yarımkürelerdeki dağılımları da ısı değerlerinde önemli rol oynar.
 
- Güneş ışınları kutup noktalarına teğet geçtiğinden, aydınlanma dairesi kutup noktaları üzerinde oluşmuştur. Kutuplarda alacakaranlık yaşanır.

- Tüm Dünya ’ da gece ve gündüz süreleri eşittir (Ekinoks).
Aynı meridyen üzerindeki tüm noktalarda Güneş aynı anda doğup, aynı anda batar.

- Her iki yarımkürede bahar mevsimlerinin başlangıcıdır. 21 Mart Kuzey yarımküre’nin ilkbaharı, Güney yarımküre’nin sonbaharıdır. 23 Eylül Güney yarımküre’nin ilkbaharı, Kuzey yarımküre’nin sonbaharıdır.
21 Mart ve özellikleri
- Kuzey yarımküre’de ilkbahar, Güney yarımküre’de sonbahar başlangıcıdır.

- Güney yarımküre yaz, Kuzey yarımküre kış mevsiminden çıktığı için (sıcaklık birikimi nedeniyle) Güney yarımküre daha sıcaktır.
- 21 Mart’tan sonra ışınlar Ekvator’un kuzeyine daha dik geleceği için Kuzey yarımküre ’de gündüzler daha uzun olur.
Bu tarih, Kuzey Kutup Noktası’nda 6 ay süreli gündüzün, Güney Kutup Noktası’nda ise 6 ay süreli gecenin başlangıcıdır.
23 Eylül ve özellikleri
- Güney yarımküre’de ilkbahar, Kuzey yarımküre’de sonbahar başlangıcıdır.
- Kuzey yarımküre yaz, Güney yarımküre kış mevsiminden çıktığı için (sıcaklık birikimi nedeniyle) Güney yarımküre daha sıcaktır.
- 23 Eylül'den sonra ışınlar Ekvator’un güneyine daha dik geleceği için Güney yarımküre ’ de gündüzler daha uzun olur.
Bu tarih, Güney Kutup Noktası’nda 6 ay süreli gündüzün, Kuzey Kutup Noktası’nda ise 6 ay süreli gecenin başlangıcıdır.
 
21 Haziran ve özellikleri
- 21 Haziran’da güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir:
Güneş ışınları Kuzey yarımküre’ye en dik, Güney yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.

- Kuzey yarımküre’de yaz mevsimi, Güney yarımküre’de kış mevsimi başlangıcıdır.

- Dünya’nın en sıcak yerleri, üzerinden Yengeç Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımlarıdır.

- Kuzey yarımküre’de en uzun gündüz, Güney yarımküre’de ise en kısa gündüz yaşanır.
 
- Bu tarihten sonra Kuzey yarımküre’de gündüzler kısalmaya (yaz gündönümü), Güney yarımküre’de ise uzamaya (kış gündönümü) başlar.

- Aydınlanma çizgisinin sınırları kutup dairelerinden geçer. Kuzey Kutup Dairesi’nde 24 saat süreyle gündüz, Güney Kutup Dairesi’nde 24 saat süreyle gece yaşanır.

- Kuzey Kutup Kuşağı aydınlık, Güney Kutup Kuşağı karanlık daire içindedir.

- Gündüz süresi kuzeye gidildikçe uzar. Bu nedenle, ülkemizde en uzun gündüz Sinop’ta, en kısa gündüz Hatay’da yaşanır.
 
- Güneş ışınlarının atmosferde kat ettiği yolun en kısa olduğu yer Yengeç Dönencesi’dir.

- Öğlen saat 12.00’de Yengeç Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz.
21 Aralık ve özellikleri
- 21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir:
- Güneş ışınları Güney yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.

- Güney yarımküre’de yaz, Kuzey yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır.

- Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir.

- Güney yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır.

- Bu tarihten sonra Kuzey yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar.

- Güneş ışınlarının atmosferde kat ettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir.

- Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz.

- Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.

- Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.

- Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır.

 

Astrolog Oğuzhan Ceyhan
(Her hakkı saklıdır) AstrologyAnalyst.com Seyir Defteri bölümünden alınmıştır.