Takvimleri
sınıflandırmak için birçok yol bulunmaktadır. Lunar bir takvim, güneşi
ve dönence yılını (böylece mevsimleri de) görmezden gelen, Ayı ve
sinodik ayı takip etmeye çalışan bir takvimdir.
Bunun bir örneği İslami takvimdir. Müslüman takvimi hilalin ilk
göründüğü anı esas alır. 12 Lunar ay, dönence yılından yaklaşık 11 gün
kısa olduğu için, İslami tatiller mevsimler içinde hareket eder. Bazı
kaynaklar (genelde batıdakiler) 29 ve 30 günlük değişken günlere sahip
olan ve son ayında fazladan bir gün olan bir artık yıl sistemi kullanan
aritmetik, sivil, İslami bir takvimden (hisabi) bahsederler. Geçmişte
bu, geçmiş yıllara ait takvimler oluşturmak ve ayın görünüşüyle ilgili
çok kabaca tahminler yapmak amacıyla kullanılmaktaydı.
Bir güneş takvimi, günleri kullanarak dönence yılına yaklaşmaya çalışır.
Bunun bir örneği Gregoryan takvimidir. Bir yıl 365 günden oluşurken,
artık yılın olduğu seneler 366 gündür. n yılı eğer 4’e veya 400’e
bölünebiliyorsa (100’e değil), o zaman artık yıldır.
Yani 1900 artık yıl değilken, 2000 artık yıldır. Gregoryan takvimi 400
yıllık döngülerden oluşur, bir yılın ortalama uzunluğu da 365.2425’tir.
Bu dönence yılının günümüzdeki uzunluğundan yaklaşık 27 saniye daha
uzundur. Bu hatanın ne zaman bir güne ulaşacağına dair çeşitli tahminler
bulunmaktadır. Ne yazık ki dönence yılının kısalması, bu hatanın nasıl
sonuçlanacağını tahmin etmeyi imkansız kılar. Ancak bazıları kuralları
“4000’le bölünebilen yıllar artık yıl değildir” olarak genişletmemiz
gerektiğini söyler.
Bazıları Gregoryan takvimi eskiden Mart ekinoksu yılıyla
karşılaştırıldığı için, bizim de böyle yapmamız gerektiğini savunur. Bu
bakış açısına göre, Gregoryan yılı, Mart ekinoksu yılının mevcut
değerine, dönence yılına olduğundan daha yakındır. Bana göre astronomlar
dönence yılını Mart ekinoksu yılı olarak tanımladıkları sürece,
Gregoryan takvimini Mart ekinoksu yılıyla karşılaştırmak mantıklıydı
ancak şimdi astronomlar dönence yılını güneşin ortalama boylam süresi
olarak yeniden tanımladıkları için, takvimi karşılaştırmamız gereken şey
budur.
Gregoryan takviminin, dönence yılına bir yaklaştırma olmasından dolayı,
ekinoks hemen hep sabit kalır. Esas hareket artık günlerin eklenmesi
sonucunda oluşur. Her normal yıl biraz kısadır, böylece ekinoks takvimde
üç yıl üst üste çeyrek gün kadar ilerler. Daha sonra artık yıl bunu
eşitler, yani ekinoks dört adımlık bir dans yapar.
Üç küçük adım ileri ve bir büyük adım geri. Eski Jülyen takvimi bu ritmi
tutturmuştu ancak Gregoryan takvimi her 400 yılda bir tempoyu
tutturamıyor. Aydan kaynaklanan yörüngedeki deformasyon, gündönümü ve
ekinoksların zamanını değiştirdiği gibi, Gregoryan takviminin dönence
yılından daha uzun olmasını da sağlıyor.
Ay-güneş takvimleri dönence yılına yaklaşmak için ayları kullanır. Örnek
olarak Yahudi ve Çin takvimlerini göstermek mümkündür. 12 ay bir dönence
yılından yaklaşık olarak 11 gün eksik olduğu için, her üç yılda bir
takvimi mevsimlerle uyumlu kılmak için artık bir ay takvime eklenir.
Büyük soru bunun nasıl yapılacağıdır. Basit bir yöntem, tamamen doğayı
temel almaktır. Eski İsrail’de, dini liderler her bahar Fısıh (Passover)
bayramının tarihini, yolların hacıların geçmesine olanak verecek kadar
kuru olması ve koyunların kesilmeye hazır olmasına bakarak belirlerdi.
Eğer durum uygun değilse, bir ay daha beklerlerdi.
Tayvan’daki Aborijin bir kabile, baharın başlangıcında yeni aya yakın
bir zamanda yanlarında lambalarla denize açılırdı. Eğer göçebe uçan
balık görünürse, Yeni Yıl yemeği için balık olacak demekti. Eğer
görünmezse de Yeni Yıl bir ay ertelenirdi.
Daha kesin bir yöntem, Metonik döngüsünü kullanmaktır. 19 dönence
yılının 235 sinodik aya eşit olduğu bilgisini hatırlayalım. 235’i 19’a
böldüğümüzde geriye 7 gün fazla kalıyor, bu da demek oluyor ki 19 yıllık
bir dönemde eğer 7 artık ayı eklersek oldukça başarılı bir ay-güneş
takvimi elde edebiliriz. Fakat bu ayları yerleştirme sürecinin kuralları
epey bir ustalık ister. Bu yöntem Yahudi takviminde ve M.Ö. 104’ten
önceki Çin takviminde kullanılmıştır. Modern Çin takvimi ortalama Ay
hareketi yerine gerçek Ay hareketlerini kullanması açısından farklıdır.
Çin
takviminin bir ay takvimi olmadığına dikkat ediniz! Ay-güneş takvimleri
esasen temel birim olarak güneş günü yerine ay gününü kullanan güneş
takvimleridir.
Ay-güneş takvimindeki bir yıl, dönence yılınkine bir yakınlaştırma
olduğu için, gündönümleri ve ekinokslar görece olarak sabit kalır. Esas
hareket, eklenen artık aylardan kaynaklanır. Her 12 aylık sene 11 gün
kısadır, böylece gündönümleri ve ekinokslar 11 (veya 10 veya 12) gün
ileri atarlar. Her 13 aylık artık sene de yaklaşık olarak 19 gün
uzundur, böylece gündönümleri ve ekinokslar 19 (veya 18 veya 20) gün
geri gelirler.
Gündönümleri ve ekinokslar üç adımlı bir dans ederler. İki küçük adım
ileri ve bir büyük adım geri. Ancak bu dans biraz düzensiz bir ritme
sahiptir. 19 yıllık döngüdeki yedi artık yıldan iki tanesi, bir adet
normal yıldan sonra gelir, örneğin, bir önceki artık yıldan iki yıl
sonra, böylece bu durumda gündönümleri ve ekinokslar iki adımlı bir dans
ederler. Ayrıca Gregoryan takvimindeki dört adımlık dansındaki adımların
çok daha büyük olduğunun da altını çizmek gerekir.
Takvimleri sınıflandırmanın başka bir yolu daha vardır. Aritmetik bir
takvim, aritmetik kuralları tarafından tanımlanır. Örnekleri Jülyen ve
Yahudi takvimleridir. Farklı aritmetik takvimler arasında tahmin ve
dönüşüm yapmak prensipte kolaydır.
Astronomik takvim, doğrudan astrolojik olaylarla tanımlanan bir
takvimdir. Örnekleri İslami ve Çin takvimleridir. Kesin konuşmak
gerekirse, iki çeşit astronomik takvim vardır. Modern (1645 sonrası) Çin
takvimi, güneşin ve ayın gerçek hareketlerini kullanması açısından
modülerdir, ama bu hareketlerin tanımları ayrı bir problemdir ve
takvimin bir parçası olarak özellikle belirtilmemişlerdir. 1645’te
reforma öncülük eden Cizvit misyonerler bunu hesaplamak için gerekli
kesin yöntemlere sahip değildiler, fakat kendi yöntemleri takvime
girmediği için, hesaplama yöntemleri geliştikçe yeni reformlara gerek
duyulmamış oldu. Hesaplama problemi (prensipte) takvimin kurallarından
ayrıldı ve takvim (prensipte) her zaman doğru oldu. Fakat birçok Hint
takvimi gerçek hareketlere yakınlaşabilmek için hala geleneksel
formülleri kullanmaktadır. Böylesi bir yarı-astronomik takvimde,
sorunların gelişmesi beklenir, çünkü geleneksel yöntemler kesin
değildir.
Bu takvimde yeni yıl eylül ekinoksuna denk gelmektedir. Yılın uzunluğu,
eylül ekinoksunun hangi güne geldiğine bağlıdır. Çoğu yıl için, öteki
eylül ekinoksu yılın 366. günündedir. O gün, yeni yılın ilk günüdür,
böylece bir önceki sene 365 gün sürmektedir. Fakat 4, ya da bazen 5
böyle yıldan sonra, eylül ekinoksu 366. günden sonraki güne sarkar ve
366 günlük bir artık yıl oluşur. Bu sistemin avantajı daima dönence
yılıyla uyumlu olmasındadır, ancak hangi yılların artık yıl olacağını
önceden kestirmek zordur, özellikle de eylül ekinoksunun gece yarısına
yakın oluştuğu yıllarda. Eğer gerçek bir astronomik güneş takvimi
isteseydik, o halde güneşin hareketlerinin ortalamasını değil, gerçek
hareketlerini kullanarak günü tanımlamamız gerekirdi. Takdir edersiniz
ki, böylesi bir takvim pek de pratik olmazdı! Ancak gene de ilginç bir
düşünce egzersizidir, çünkü göreceğimiz üzere, Çin takvimi de benzer
kurallar üzerine kurulmuştur.
Astrolog Oğuzhan Ceyhan
(Her hakkı saklıdır) |