Oğuzhan CEYHAN - Karma Astroloji Danışmanlık
Kadim Uygarlıkların İlmi

 

Astroloji; tanım olarak yıldız ve gezegenlerin gökyüzü ekliptik dairesindeki hareketlerinin, belli kurallar ve matematik metotlar kullanılarak incelenmesi sonucu ortaya çıkan matematiksel formüllerinin, ülkelerin kültürlerine ve geleneklerine göre değişkenlik kat ederek yorumlama sanatıdır diyebiliriz....

Daha yalın bir dille ise Astroloji ; makro kozmos içindeki güçlerin (gezegenler, sabit yıldızlar, ay ve güneş) mikro kozmos üzerindeki etkilerini inceleyen ilimdir.

Astroloji, matematik temellere dayanır ve Astrolojinin matematik temellerinden bugünkü astronomi doğmuştur. İnsanlar gökyüzüne, yıldızlara ya da gökyüzünde gördükleri her şeye bunların, bireysel ve toplumsal yaşamlarındaki sonuçlarını ve etkilerini görmek için bakmışlardır. Astronomi yıldız ve gezegenlerin niteliklerini, galaksilerin ve toz bulutlarının yapısını incelerken, Astroloji gezegenlerin ve sabit yıldızların senkronik hareketlerinin sosyal yapıda, bireylerin üzerindeki etkilerini incelemiştir ... Aslında Astrolojinin doğuş sebebi; ilkel dönemlerde tarımla uğraşan toplumların mevsimleri ve ekim zamanlarını hesaplamak için güneşi, ayı ve Venüs gezegenini kullanmış olmalarıdır.

Örnek olarak inceleme şansına sahip olduğumuz; dünyanın ilk medeniyeti olan Sümerlerin , bugünkü ırak yakınlarında Dicle ve Fırat nehirleri arasında kurmuş oldukları şehirlerde, verimli arazilerde tarım yaptıkları bilinmektedir.

Tarihte ilk Sümer şehir devletlerinin Ay, Venüs ve Güneşin hareketlerine göre tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını da bilmekteyiz.
İlk Astrolojik gözlemler; hayatın gerçeklerini anlama çabasında olan Sümer rahiplerinin Ay ve Güneş tutulmalarını incelemesiyle, Venüs’ün ve Marsın hareketlerinin dünyadaki yansımalarının fark edilmesiyle başlamıştır diyebiliriz.

Yeryüzünde meydana gelen olayların gezegenlerin ve yıldızların hareketleriyle eş zamanlı olduğunu fark eden rahipler, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini kil tabletler üzerine kaydederek onlardan sonra gelen nesillerinde bu eş zamanlılık olgusu üzerinde çalışmaları konusunda ilk adımları atmışlardır.


Sümerlerden yaklaşık bin yıl sonra var olan Asur krallığında ise yıldızlardan ve gezegen hareketlerinden ilk olarak kehanet için yararlanıldığını görmekteyiz. Asur krallarının çoğunlukla danıştıkları kişi; bir yıldız bilimci olurdu ve Astroloji ; o yıllarda krallar ve rahipler sınıfı haricinde kullanılamayan bir bilimdi. Krallar, tanrılarının yeryüzü temsilcisi olduklarına inandıkları için, onların isteklerini yeryüzüne getirmekle yükümlü olduklarını sanmaktaydılar ve bu istekler yıldızlarda gizliydi.

Bu dönemlerden sonra, Asur ve Akad devletlerini yıkarak talih silsilesinden silen Kalde imparatorluğunda Astroloji ; ilk olarak bugünkü anlamında incelenmeye başlandı. Ciddi olarak ilk yıldız atlaslarını ve ilk Astrolojik gözlemleri yaptılar. Kalde ' liler ; Sümerlilerde sayısı 18 olan Zodyak takım yıldızlarının sayısını 12’ ye indirmiştir. Astrolojinin temeli olan burçlar kuşağını ve güneşin hareketlerini ilk olarak yine Kalde'liler incelemişlerdir.

Güneş ve Ayın etkilerini, Güneş' in insan egosu üzerindeki etkileşimlerini, bunun yanında da Ayın duygularımız üzerindeki coşturucu tesirlerini ilk olarak yine Kalde ' liler ‘in incelediklerini görüyoruz. Bugün bile Kalde ' liler ‘in otuzar derecelik 12 eşit parçaya böldükleri Zodyakları kullanmaktayız, bu dönemde Zodyak takım yıldızlarına Sümerceden çevirililerle çeşitli isimler verildiğini de görmekteyiz.

İlk bireysel Astrolojik horoskoplar ise Perslilerin Mezopotamya’yı istila etmeleriyle aynı döneme rastlamaktadır. İnsanların gezegen ve yıldızların devinim ve döngüleriyle ilgilenmeleri neredeyse bütün kıta ve kültürlerde senkronize olarak aynı zamanda başlamıştır.

Bunun örneklerini Aztek ve İnka Astrolojisinde ve Çinli ' lerin, kadim ezoterik Zodyaklarında da görebiliriz. İnsanların en eski korkularının ölüm olduğunu bilmekteyiz.

Toprağı ektikleri tohumlar gibi toprağa gömülen ölülerinde, bir gün tekrar yaşama dönecekleri konusunda benzer yaklaşımları olan ilksel insan düşünce yapısının, tıpkı uygun zamanda dikilen meyve ağacının verimli olması gibi doğru ve uygun anda atılacak adımlarında verimli olacağı görüşüne sahip olması bizleri şaşırtmamalıdır......

Bugünkü anlamda ise Astroloji, gezegenlerin ve sabit yıldızların, belirli matematiksel açılarla dünya merkezli bir düzlem üzerinde aldıkları pozisyonlarının yeryüzünü ve mikro kozmosu etkilemesini inceleyen ilimdir. Astrolojinin düşünce sisteminde ben merkezli evren modeli bulunmaktadır. Ayrıca Astroloji, astronominin bilgisi dünya üzerinde ileri gittikçe insanlar tarafından amaçları dışında algılanmaya başlanmış, bireye ve topluma yardım etme görevi göz ardı edilerek Astroloji ve astronominin evrene bakış açısı tartışmasına dönmüştür.

Astroloji; özünde çok doğru saptamalarla müthiş bir kehanet kaynağı olsa da aslında, bireyin yada kahramanın dünya üzerindeki yolculuğunun kullanma kavuzudur.
Eğer doğru bir şifreci, yani bir astrolog tarafından okunmazsa kişi ile hayatı arasında çekişme ve mücadele sebebi olur...
 


Astrolog Oğuzhan Ceyhan
(Her hakkı saklıdır)