ANADOLU’MUN İNSANI…
Gökyüzünde 10 Kare, 7 Karşıt var… Anılara daldırır insanı. Geçmişe götürür. Profesyoneller bilir ki, pek çok gezegen gökyüzünde karşıt olduğu zaman insanların geçmiş ile yüzleştikleri doğruyu yanlışı, iyiyi ve güzeli tarttıkları dönemlerdir.
Merkür’ün Retro Başak burcunda olduğu, doğum horoskoplarında retrograde harekette Merkür’e sahip bireylerin inanılmaz başarılar göstereceği bir dönem. Eylül ayı, geçmiş ile bugünü sorgulayacağımız bir dönem. Bilenler bilir, zamanında İzmir’in Buca’sında 5.18 treni ile alınteri ile emekle mücadele eden, bir lokma ekmek için tütüne çıkan insanları. Kimbilir ne umutlar, ne mutluluklar, ne mutsuzluklar , 5.18 treninde ne hoş sohbetler , ağıtlar ve beklenen sevgiliye özlemler gitti geldi. Bu yazımda Türk insanının tembel olmadığını, çalışkan olduğunu, inayet ve mücadeleyle ve eğitim ile pek çok şeyi başardığını ve bununla ilgili sözleri sizlerle paylaşayacağım.
Yazları Ege’de geçirmeyi severim. Ege’nin insanı bir başkadır. İyonya’nın kokusu, tüm Ege kıyılarını, Dalyan’da Edremit’e kadar bir başka yalar sanki. Amerika’lılar ve sinsi borsacılar önemli kararlar alıp, spekülasyonlar yaparken, biz şehir insanları biraz daha para, biraz daha kazanç, lüks arabalar, güzel kıyafetler alırken, namuslu, ekmeğini topraktan çıkartan ve yılda 6.000 - 7.000 TL için toprağı kendi elleri ile diken insanlar gördüm. Kışları domat ! eken, bazı yöneticilerin avrupalı arkadaşları memnun etmek için 3 kuruş kazançlarını biraz daha düşürdükleri namuslu emekçi insanlar gördüm. Süslü püslü medya yalanları ile ilgilenmiyorlardı. O yıllara kadar ektikleri pamuğun artık değersizliğinden, ektiklikleri buğdayın ise verimsizliğinden bahseder insanlar bu arada Bayındır’ın çırpı beldesinin yiğit ve çalışkan insanları ile de karşılaştım. İçlerinden bir genç çok dikkatimi çekti. Yazları Çırpı’dan gelip, İzmir’in önemli iş insanlarından biri olan, çok sevgili arkadaşım Ferhat ile çalışan Ali. Babasını genç yaşta kaybeden bu genç, yalnızca emeği ile yazları ailesinden ayrı, sevdiklerinden uzak, kışları da kendi memleketi Çırpı’da kömür satarak çalışan bir genç adam. Yağız bir anadolu genci. Neşeli.. Kendini sürekli geliştiren, yaşamış olduğu zorlukları genç yaşına rağmen alnında belirmeye başlamış küçük çizgiler ile gösteren bir oğlan.. Bir de Cenk var.. O da Ferhat abisinin yanında çalışıyor. Kışları babası ile domat ! ( Ege’de Domates’e Domat derler ) ekip, yazları Ferhat beyin restoranında çalışıyor. Günde 16 saat çalışan bu insanları gördüm. Amaçları karınlarını doyurmak ve çevreye faydalı olmak. Hele 80 Yaşında hala lokma döken Süheyla anayı görünce gözlerim yaşardı. Eğitimin, ananevi değerlerin, anadolu kültürümüzün güzelliklerinin kaybedilmediği yerlerde insanların mutluluklarını gördüm.
Bir de Haydar’ım var. Aktan’ım, Ufuk’um, Canan’ım.. Hepsi gözlerinin içinde umutlarını kaybetmeden kendi varoluşları ile bütünlüklerini koruyan, namusları ile, saflıkları ile bozulmadan mücadele eden dostlarım. Biri pizza getirir, biri 2 Liraya plajda şezlong dağıtır. Cevat abi 1 Liraya şekerleme satar. Ama hepsinin de yüzleri güler. Yoktur biz şehirlilerin egoizmi, hep bana diyen dünyası. Bir de küçük bir çocuk gördüm biliyor musunuz.. Ön yargısız, bozulmamış bizden biri. Aklı olanın göreceği, hayatı bir bütünlük içinde algılayacağı şeyler yaşadım.
Gökyüzündeki 10 Kare , 7 Karşıt.. Sanki buraları etkilememiş. Vergiler dedim ; “Öderiz abi” dediler, Çalışmak dedim, “Çalışırız” dediler, Mücadele dedim “Ederiz” dediler. Biz şehir insanları biraz olsun kendimize çeki düzen vermeliyiz. Kül tablası dolduğu için arabanızın değişme vakti geldi diyen, hiçbir üretimi olmadan , anadan üryan doğan insana soğuktan korumak için giydiren, ancak buna moda diyen yolunu şaşırmış ve şaşırtmış eğilimlere karşı kendimizi korumalıyız. Okumalıyız. Sorgulamalıyız. Yerdeki taşın gökyüzündeki yıldızın ağacı ve çiçeği anlamaya, kavramaya, hissetmeye çalışmalıyız.
Satürn Terazi burcunda biz şehir insanlarının ve hep önemli kararlar veren bankacıların, maddi ve ekonomik gerginliklere doğru hızla gittiğini tüm Eylül ayında bizlere gösterirken, kökenimizden gelen, asla namusunu kaybetmemiş, 3 kuruş için yüreğini satmamış anadolu gençleri oldukça umutların, geleceğe olan bakışın bir başka olacağına eminim. Gelecek onlar ile değişecek. Tıpkı Buca’daki 5.18 treni gibi… Gün geceye ulaşırken unutulmaması gereken şey, her sıkıntının emek ile mücadele ile aşılabileceğidir.. Bir lokma ekmek için mücadele eden biz insanoğlu, toprağın verimliliğini unutmadıkça ve kendimizin topraktan gelip, toprağa gittiğimizi hatırladıkça, biz şehir insanları bazı şeyleri fark edebiliriz. Bu ay önemli bir ay. Eskinin sorgulanacağı bir ay… 1980 yılında ve sonrasında yaşanılanların sorgulanacağı bir ay. Dedim ya Merkür retrosu.. Geçmiş ile bugünü birleştiren bir etkidir. Bu arada tüm Eylül ayında eski ile bugünün birleştiğini gösteren pek çok olay yaşayacaksınız. Belki Buca’da 5.18 treni yeniden işlemeye başlayacak. Belki pamuk değerlenecek. Hatırlar canlanacak ve geçmişte yapılan tüm iyi ve kötü davranışlar sorgulanacak.
Retro Dönemde Ekonomi ve Gelecek Günler..
Merkür retrosunun Eylül’ün ortalarına kadar etkisi devam ederken, ticarette, bilhassa basın ve medya sektöründe, inşaat ve kimya sanayinde 13 Eylül’e kadar devam edecek olan durgunluk 13 Eylül gününden itibaren tam tersi bir istikamet ile çok ciddi bir hareketlenmeye, yükselişe ve güçlenmeye imkan tanıyacak.
Merkür retrosu deyip geçmeyin. Başladığı tarihe yaklaşık 1 haftalık süreç kala etkisini göstermeye başlayan ve bittikten sonra da en az 1 hafta gölge etkisine devam eden Merkür retrosu, Einstein’ın bir teorisini doğrularcasına çalışıyor. Einstein Zaman boyutunun ve akışının, hareketli cisimlerin hızına bağlı olduğunu söylüyordu. Astrolojide zamanın yöneticisi Merkür Güneşe en yazın gezegen ve zaman zaman bizim retro diye tanımladığımız zamanlarda, dünya ve güneş arasındaki yolculuğunda adeta geri gidiyormuş gibi bir pozisyona düşer. Gerçekte hiçbir cisim geri gitmez. Sadece görsel bir yanılgı olmaktan da ötedir. Ancak bu dönemlerde Merkürün bu “gibi” görüntüsü bizlerin hayatında çok değiştirir. Çünkü zaman bükülmektedir.
Özellikle bizi ilgilendiren kısmı, teknolojik alt yapısı olan her eylemin Merkür retrolarında riskli evrelere sahip olacağıdır. Bu dönemlerde bankaların sistemleri çökebilir, en basit bir mail hiç gitmemesi gereken birinin mail kutusuna ulaşabilir. Başkalarının mailleri size gelebilir. Önemli iş anlaşmalarının şifreli dosyaları bir anda kırılabilir. 13 Eylül’e kadar etkin bir şekilde devam edecek olan bu retro yani geri gitme süreci, işlerin de yavaşlamasına neden oluyor. Bu zaman aralığında yeni başlayan iş anlaşmaları için şimdiden beklemeye hazır olun. Başlayıp da bitmeyecek işlerden birine adım atıyor olabilirsiniz. Para kaynaklarınıza dikkatle odaklanın, geçmişten gelen borç ve alacaklar da aynı dönemde gündeme gelecektir. Büyük para hareketlerinin gerçekleşmek zorunda olduğu işlerde, anlaşmalarda Merkür retrosu her türlü çılgınlığa davetiye çıkarır. Miktarın bir sıfır eksik gönderilmesi, giden paranın ortadan kaybolması, verilen sözlerin tutulmama olasılığının yüksek olduğu anlaşmaların , sözler tutulacak gibi inançla imzalanması. Bunlar 13 Eylül’e kadar aktif olacak temalar.
Ülke ekonomilerinin de kendi geçmişini sorguladığı ve kendini retro çıkışında revize etmek zorunda kalacağı bazı gerçekleri öğrenmesi adına çok önemlidir. Böyle dönemlerde nereden geldik, nereye gidiyoruz sorgulaması yapmak gereklidir. Varılan sonuçlar, bir sonraki dönemi sağlıklı hale getirecektir.
Enteresan bir döngü içindeyiz. Başarının ve başarısızlığın birlikte yaşandığı, kazancın ve kaybın her iki şekilde de kendini gösterdiği tuhaf bir dönem. Satürn-Uranüs karşıtlıkları Ağustos’tan itibaren komşularımızdaki ekonomik problemleri, Yunanistan, Bulgaristan, Suriye ve eski Yugoslavya ülkeleri gibi gösterse de ekonomik sağlamlığından emin olduğumuz İtalya’da da sorunlar çıkacak gibi görünüyor. Aynı etkileri Ekim ve Kasım ayında da göreceğiz.
Yeni bir ayda görüşmek dileği ile…
Saygılarımla..
oguzhan.ceyhan@astrologyanalyst.com